18.Ocak 1965

Yalçın Soysevinç
Tarih 05 Şubat 2020, 11:26

18.Ocak 1965

Benim için özel ve güzel bir gündür başlığa yazdığım tarih ve pazartesi gününe rastlamış. O yüzden ömrüm çalışmakla geçti ve hala çok zevk alarak yaptığım yerel gazetecilik işine devam ediyorum.


Çengelköy gazetesini okurları ve reklam verenleri hatta aboneleri ile yaşatmaya beraberce devam ediyoruz. Neyse dönelim 18.ocak 1965 pazartesi gününe ben o gün doğmuşum. Yaşım 55 oldu beş yıl önce emekli oldum emekli olana dek hep bir ege kasabasına yerleşmeyi ve orada yaşlanmayı hayal ederdim.


Bu hayalimi de en kısa zamanda yaşama geçirme düşüncesindeyim 2019 yılı iki çocuğumu da evlendirerek çok hızlı bir hay huy içinde geçti. Bakalım kafiyeli 2020 bize neler yaşatacak nelere sevinecek nelere üzüleceğiz. Yaşamımıza kimler katılacak kimler eksilecek, ve biz hala yaşıyor olacakmıyız ?

O yıl da dünya da savaşlar suikastlar olmuş bu yılda başka coğrafyalarda devam ediyor. İstanbul Üsküdar ise o yıllar daha bir sakin daha bir yaşanılası bir yermiş. O yıllar düşük gelirli insanlar bile gazinoların halk matinelerine gider sanatçıları canlı izleyebilirlermiş ki benim bile çocukluk anılarımda var. Üsküdar da çok keyifli mekanlar vardı rahmetli Hakkı amcam beni Üsküdar da Hacıbaba restoran a götürürdü Sunar sinemasına pek düşkündü her hafta giderdik neredeyse. Hele rahmetli halam Feriha hanım belediyede çalışıyor olmasından dolayı her yerde tanınır saygı görürdü. Büyükada ya gidişimizi iskele civarında restoranlarda yemek yemelerimizi unutamam. Amcamın da halamın da çocukları olmadığından benim de sakin mizaçlı olmamdan olsa gerek beni gezdirirlerdi. Kadıköy de alışveriş yaptığımız da her dükkanda tanınan halam her şeyin kalitelisini almayı pek severdi.


Çocukluk yıllarımda Salacak da denize girdiğimizi Çamlıca da piknik yaptığımızı unutamam. Salacak ve Çamlıca nın bina dolmuş rezil halini gördükçe içim yanar ama ne yaparsın kentimiz ranta paraya teslim oldu elimizden bir şey gelmedi.

Ülkeyi ve kenti yönetenler çocuklarımıza nasıl bir İstanbul nasıl bir Üsküdar bıraktığımızın farkındalar mı acaba .


Benim babam rahmetli Bedri bey belediyede bahçıvanlık yapan ve oradan emekli olan bir doğa dostu idi. Çiçekler üretir güzel gülleri çoğaltır bahçelere bakan ek işler yapar bunlardan da para kazanırdı.

Bu duygu ve düşüncesi bana da geçti ve özellikle de ata-2 sitesine binlerce bitki dikme fırsatım oldu. Amacım hep toprağı korumak yeşil dokuyu artırmak beton imalattan kaçınmak oldu, bunu da gerçekleştirdim. Gazetemiz sayfalarından eksilen ağaçları haber yapıyoruz İBB ve Üsküdar belediyesinin dikkatini bu bakım ve yeşil dokuyu koruma artırma noktasında uyarılar yapıyoruz. Hatta bazen mailler atıyoruz cevap da alıyoruz.

Üsküdar ile yazı yazmak istiyordum konuyu yine uzattım, ben çocukluğumun Üsküdar’ını geri istiyorum veremeyecekler biliyorum yahu bari biraz çaba gösterin.


Üsküdar da caddeler altyapı için kazıldıkça her noktasından tarihi kalıntılar çıkıyor ve Üsküdar ın hala bir müzesi yok bir daha yazıyorum Üsküdar ın müzesi yok. Tarihe sahip çıkılamadı bari müze kurup sergileyelim.


Haydarpaşa garı çevre kazılarında pek çok erken Osmanlı Bizans ve öncesinin kalıntıları çıktı Kadıköy e de acilen müze lazım. Hatta Yenikapı ve Beşiktaş kazılarında çıkan tarihi eserler depolara atıldı İstanbul a da müzeler lazım etnoğrafya müzesi çok yetersiz kaldı.

Neyse bence İstanbul Milli Eğitim müdürlüğü Vilayet ve orada ki tüm devlet binaları taşınmalı ve o bölge müzeler merkezi olmalı?

 

 Üsküdar nostalji- üsküdar 

Bu haber 8740 defa okunmuştur.
Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
YAZARIN DİĞER YAZILARI