Biz nasıl bu kadar kötü olduk

Yalçın Soysevinç
Tarih 16 Temmuz 2017, 17:21

Biz nasıl bu kadar kötü olduk

Gazetelerde televizyonlarda her gün şiddet haberleri özellikle de kadına yönelik şiddet haberleri içimizi karartmaya devam ediyor.


Hemen hemen her gün eşinden şiddet gören ayrılmayı planlayan kadın cinayetleri olduğu gibi ayrılan sevgilisini katleden erkek cinayetleri eksik olmuyor. Birde genç kızları kaçırıp alıkoyup tecavüz cinayet vakaları artmaya başladı.


Biz ne ara bu kadar kötü olduk ? bunu soruyor ve cevabını merak ediyormusunuz. Bence toplumumuz oldum olası ataerkil ve erkek egemen bir toplum. Evlilik programlarında en basit örneklerini görebilirsiniz işi gücü bile olmayan tipler konu kadın olunca esip gürlüyorlar.

Ya diziler, sabah akşam seyredilen dizilerde üst seviyede maçoluk şiddet hakaret tehdit var ama en acısı bu şiddetin normalleşmesi. Toplum en ufak sorununu bile şiddetle çözme eğiliminde hal böyle olunca kişisel büyük sorunların çözümünde de şiddet ön plana çıkıyor.

Biz çocuklarımızı iyi eğitemiyoruz eğitim demek sadece iyi bir lise iyi bir üniversite demek değil annı zamanda iyi bir insan olmaktır. İyi bir insan nasıl olunur en önce şiddeti yaşamından çıkaracaksın sorunlarını diyalog ile çözeceksin,çalmayacak yolsuzluk yapmayacaksın, aldatmayacaksın zarar dahi görsen doğrunun yanında olacaksın. Kadın erkek eşitliğine gönülden inanacaksın kadınların köle değil eşit yurttaş olduğunu bileceksin ve yaşamında yer alan kadınlara öyle davranacaksın.

Ama aile içi eğitim ve okul eğitimi bunları sağlayamıyor. Ders ders başka bir amacı olmayan bir eğitim sistemimiz var. Her çocuğun akademik eğitim almayacağını varsaymalı bazı çocukların mesleki bazı çocukların sanat hatta spor eğitimi almasını sağlamalı spor sanat ve sosyal liseleri acilen artırmalıyız. Ders saatleri düşürülmeli spor saatleri sanatsal etkinlik saatleri artırılmalı bence. Doğru düzgün insan yetiştirmeliyiz.

Doğru insan yetiştirmeyince aşağıda anlatıldığı gibi insanlık dışı tipler yetişiyor ya bunlar yani tecavüzcü katillere neden hadım edilme cezası getirilmiyor bence acilen getirilmeli.

 

 

Mor düşünceler facebook grubundan alınmıştır

ADI Sezgi. Antalyalı bir ailenin 15 yaşındaki canı gibi sevdikleri kızı. Güzel, tatlı, hayat dolu. Kolunda sakızdan çıkan ejdarha dövmesi var. Daha çocuk yani. Markete gitmek için evden çıkıyor. Parmak arası terlikleriyle. Ve bir daha haber yok.
KAÇIRIYORLAR SABAHA KADAR TECAVÜZ EDİYORLAR
Sonradan anlaşılıyor ki, Facebook üzerinden tanıştığı aşağılık, yüreksiz, kansız bir insan müsveddesi onu kaçırıyor. İki de arkadaşı var yanında. Bu üç pislik, bir eve kapatıyorlar Sezgi’yi. Kolundan şırıngayla eroin veriyorlar, alkol içirerek sabaha kadar tecavüz ediyorlar.
Vahşetin sınırı yok, tecavüz ettikleri yetmezmiş gibi, kızcağızın göğüs kafesini, ağzını, burnunu kırıyorlar ve öylece bırakıyorlar. Zaten 41 kilo, kuş gibi bir şey. Bu kadar şiddet, iğrençlik ve bu kadar kötülüğe? Küçük bedeni dayanmıyor. Oracıkta can veriyor.
ÖLDÜRÜP BAVULA KOYUYORLAR
Fakat bu üç sapığın kafa o kadar uçmuş ki, farkında bile değiller. Sabah içlerinden birinin ablası eve geliyor, “Sizin dün eve getirdiğiniz kız ölmüş!”diyor. Üç pislik, Sezgi’nin bedeninde delil kalmasın diye, iğrenç spermleri akıp gitsin diye, banyoya sokup yıkıyorlar. Sonra bir bez bebek gibi, kızcağızı ikiye katlayıp bir bavula koyuyorlar. Kurtulmak istiyorlar. Ama n’apsınlar bilmiyorlar.
Yaksınlar mı, uçurumdan mı atsınlar, gömsünler mi?
Nasıl acı bir şey değil mi bu? İnsanın aklı havsalası almıyor, yüreği kaldırmıyor! Önce hukuk ve adalet? Sonra Allah, bu iğrenç mahlukları bildiği gibi yapsın!
CESEDİ ARI KOVANLARININ OLDUĞU YERE ATIYORLAR
Peki sonra? Sezgi’nin ölü bedeninden kurtulmak için alelacele Antalya’dan Isparta’ya götürüyorlar, çırılçıplak bir halde bir arsaya atıyorlar. Arı kovanlarının olduğu bir yere. Arılar tanınmayacak hale getirsin Sezgi’yi diye. Nasıl bir iğrençliktir bu. İnsan denilebilecek bir varlık yapabilir mi bütün bunları? Bunların açıklaması, “O gece kafamız iyiydi, yaptık işte bir toyluk!” olabilir mi?
Olamaz! Bunlar, insan değil! En ağır şekilde cezalandırılmaları gerekiyor. Çürüsünler hapiste ve bir ömür vicdan azabı çeksinler. Bundan sonra olanlar da fena. 10 gün sonra çıplak bir kadın bedeni bulunuyor.
Amaaa?
Sezgi olduğunu anlayamıyorlar önce. O günlerde bir hayat kadını da kayıp. O zannediyorlar. Biri öldürmüş atmış? Bu ülkede hayat kadınlarının insan olarak değeri olmadığı için, kimsenin pek umurunda olmuyor! Adli Tıp’ın yaptığı üstünkörü incelemede Sezgi’nin bedeninde üç ayrı sperme rastlanıyor. Ama bir süreliğine kayıp hayat kadını zannediyorlar ya? Kaynayıp gidiyor.
“Ölüm nedeni belli değil” raporu veriyorlar. “Uyuşturucu ve alkole de rastlanmadı” yazıyorlar. Bedenindeki kırıklar raporda geçmiyor bile. Ne de olsa birden fazla erkeğin sperminin olduğu bir hayat kadını uğraşmaya değmez diye düşünüyorlar ve Kimsesizler Mezarlığı’na gömüyorlar.
Bu arada Sezgi’in kız kardeşi Sevgi işin peşini bırakmıyor. Cesur bir kadın avukat buluyor. Sibel Önder. Müthiş bir avukat. Bu davaya yüreğini veriyor. Artık hayatta olmasa da Sezgi için adaleti tecelli ettirmeye ant içiyor.
Peki tecavüzcüler nasıl mı ortaya çıkıyor?
Sezgi’yi attıkları yerdeki lastik izi alınıyor, aracın geçtiği MOBESE’lere bakılıyor, araç tespit ediliyor? Kiralık olduğu anlaşılıyor. İğrenç herifler kendi adlarına kiralamışlar.Yakayı ele veriyorlar. Gerisi de çorap söküğü gibi geliyor. Bu arada Facebook yazışmaları ortaya çıkıyor. Zaten kendileri de itiraf ediyorlar.
“Gece boyunca içki ve uyuşturucu kullandık. Kıza da içirdik. Kolundan eroin de verdik, öldü, biz de ondan kurtulmaya çalıştık” diye?
Ama inanabiliyor musunuz? Dava açılmıyor!!!
Şüpheli olarak mahkeme karşısında bir gün tutuklu kalıyorlar ama delil yetersizliğinden salıveriliyorlar. Sebebi Adli Tıp. Çünkü Sezgi’nin raporda tecavüz yazmıyor. Ölüm sebebi belirtilmiyor. Ve bu iğrenç adamlar serbest dolaşıyor.
YARGILAMA ASIL ŞİMDİ BAŞLIYOR
Tam 7 yıl uğraşıyor avukat Sibel Önder. Hatta adamlardan biriyle Facebook’tan güya arkadaş oluyor, bir seneye yakın yazışıyor, güvenini kazanıyor, bu cinayeti detaylı anlattırıyor. Yeni deliller elde ediyor. Yeni tanıklar buluyor. Katillerinin hak ettikleri cezayı alması için canla başla çalışıyor. Bu arada, 7 savcı değişiyor. Avukat pes etmiyor, Adli Tıp’la resmen mücadeleye girişiyor. Bitmez tükenmez sorular soruyor. Her Adli Tıp raporunun gelmesi bir buçuk yıl sürüyor.
Maktul, tecavüze uğramadıysa burnu neden kırık? Neden ağzından kan gelmiş? Neden üç ayrı adamın spermi var üzerinde? Uyuşturucu yok diyorsunuz, ama adamlar var diyor, içki içirdik diyor, neden içki çıkmadı sizin incelemenizde?
Sonunda da iş Ulusal Kriminoloji’ye gidiyor.Aylar sonra sonuç geliyor?Maktulün avukatının tespitleri doğru. “Zorlamalı ölüm ve tecavüz!”
SEZGİ ARTIK BENDİM SEZGİ ARTIK HEPİMİZDİK
Bugün yaşasaydı 22 yaşında olacaktı? Ama o aşağılık herifler işkence ederek Sezgi’yi öldürdü? Şimdi rapor geldi? 7 yıl sonra. Ve iddianame hazırlandı? Davası açıldı? Yarın da mahkemesi var. Adalet inşallah 7 yıl sonra Sezgi için işleyecek.
Nefesimizi tuttuk, kararı bekliyoruz. Yine Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu ve Canan Güllü tam destek, diğer kadın örgütleri de? Yine cesur kadınlar devrede. Avukat Sibel Önder gibi. Bunca yıl bu davanın peşini bırakmadığı için kendisini bütün kadınlar adına alkışlıyorum.
Ve söylediği şu cümleyi onunla birlikte tekrarlıyorum.
“Sezgi artık kimsesiz değildi, Sezgi artık bendim, Sezgi artık hepimizdik? Ölünün dili yok ama benim, bizim var?” Cesur kadınları yazmaya devam edeceğim?

Ayşe Arman

 

200. sayımızı okurlarımızla buluşturmanın ve 17.yılımızı doldurmanın haklı gururunu taşıyoruz. Siz okurlarımızın desteği ile bu günlere geldik bu güzelim Çengelköy gazetesini beraber yaşatacağız. Umarız 300.sayımızı da yaparız .Bu vesile ile ramazan bayramının ülkemize ve dünyaya barış adalet huzur dolu günler getirmesini diliyoruz. 

Bu haber 441 defa okunmuştur.
Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
YAZARIN DİĞER YAZILARI